Giriş
Plastik atık ithalatı mevzuatı, Türkiye’ye yurt dışından getirilen plastik atıkların hangi koşullarda ithal edilebileceğini, hangi atıkların kontrol altında tutulduğunu, ithalat yapabilecek tesislerin sahip olması gereken belgeleri ve denetim süreçlerini belirleyen düzenlemelerin bütününü kapsar. Plastik atıkların geri dönüşüm sektöründe ikincil ham madde olarak değerlendirilebilmesi mümkün olmakla birlikte, bu süreç çevresel riskler nedeniyle sıkı kontrol ve denetim mekanizmalarına tabidir.
Türkiye’de atık ithalatı yalnızca ticari bir dış ticaret işlemi olarak değerlendirilmez. Atığın niteliği, çevre ve insan sağlığına oluşturabileceği riskler, geri kazanılabilirliği, ithalatı gerçekleştiren tesisin teknik yeterliliği ve ilgili izinleri sürecin önemli parçalarıdır. Bu nedenle plastik atık ithalatı yapmak isteyen işletmelerin güncel mevzuatı takip etmesi ve ithalat işlemlerini ilgili kamu kurumlarının belirlediği prosedürlere uygun şekilde yürütmesi gerekir.
2026 yılında süreçte öne çıkan temel düzenlemeler arasında Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2026/3) ile 2 Ocak 2026 tarihli 2026/1 sayılı Atık İthalatı Uygulamaları Genelgesi bulunmaktadır.
Burkasan gibi geri dönüşüm ve geri kazanım alanında faaliyet gösteren işletmeler açısından mevzuata uyum; atığın kaynağından tesise ulaşmasına, ayrıştırılmasına, işlenmesine ve yeniden ham madde olarak ekonomiye kazandırılmasına kadar uzanan sürecin temel unsurlarından biridir.
İçindekiler
- Plastik atık ithalatı nedir?
- Türkiye’de plastik atık ithalatını hangi mevzuat düzenler?
- 2026 plastik atık ithalatı mevzuatında hangi düzenlemeler geçerlidir?
- Her plastik atığın ithalatı yapılabilir mi?
- Plastik atık ithalatını kimler yapabilir?
- Atık ithalatında gerekli belgeler nelerdir?
- Plastik atıkların gümrük ve denetim süreci nasıl işler?
- Atık kodu ve GTİP neden önemlidir?
- Plastik atık ithalatında çevresel sorumluluklar nelerdir?
- Geri dönüşüm tesislerinin mevzuattaki rolü
- Plastik atık ithalatının döngüsel ekonomideki yeri
- Burkasan’ın geri dönüşüm yaklaşımı
- Sıkça Sorulan Sorular
- Sonuç
Plastik Atık İthalatı Nedir?
Plastik atık ithalatı, başka bir ülkede oluşmuş ve mevzuat kapsamında Türkiye’ye getirilmesine izin verilen plastik atıkların geri kazanım veya ilgili izin verilen işlemler amacıyla ülkeye getirilmesi sürecidir. Burada önemli olan nokta, ithal edilen malzemenin yalnızca “plastik” olması değil, mevzuatta belirtilen atık sınıflandırmalarına ve teknik kriterlere uygun olmasıdır.
Geri dönüştürülebilir nitelikteki uygun plastik atıklar, gerekli işlemlerden geçirildikten sonra yeniden üretim süreçlerinde kullanılabilecek ikincil ham maddelere dönüştürülebilir. Böylece bir malzemenin ekonomik ömrü uzatılabilir ve birincil ham madde tüketiminin azaltılmasına katkı sağlanabilir.
Ancak plastik atıkların yabancı madde içermesi, uygun olmayan şekilde karıştırılması veya çevre açısından risk oluşturacak nitelikte olması durumunda farklı mevzuat hükümleri devreye girebilir. Bu nedenle ithalat sürecinde atığın niteliğinin doğru belirlenmesi büyük önem taşır.
Plastik atık ithalatı, başka bir ülkede oluşmuş ve mevzuat kapsamında Türkiye’ye getirilmesine izin verilen plastik atıkların geri kazanım veya ilgili izin verilen işlemler amacıyla ülkeye getirilmesi sürecidir. Burada önemli olan nokta, ithal edilen malzemenin yalnızca “plastik” olması değil, mevzuatta belirtilen atık sınıflandırmalarına ve teknik kriterlere uygun olmasıdır. Plastik atık ithalatının kapsamı, süreçleri ve geri dönüşüm sektöründeki yeri hakkında daha detaylı bilgi için plastik atık ithalatı hakkındaki içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Türkiye’de Plastik Atık İthalatını Hangi Mevzuat Düzenler?

Türkiye’de plastik atık ithalatı mevzuatı tek bir düzenlemeden oluşmaz. Süreç; çevre mevzuatı, ithalat düzenlemeleri, atık yönetimi kuralları ve uluslararası yükümlülüklerin birlikte değerlendirilmesini gerektirir.
2026 itibarıyla öne çıkan düzenlemeler şunlardır:
- 2872 sayılı Çevre Kanunu,
- Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği,
- 2026/1 sayılı Atık İthalatı Uygulamaları Genelgesi,
- Atık Yönetimi Yönetmeliği,
- ilgili çevre izin ve lisans düzenlemeleri,
- Basel Sözleşmesi kapsamında uygulanması gereken sınır ötesi atık taşıma kuralları.
Ticaret Bakanlığı, plastik, kâğıt ve cam gibi çeşitli atıkların ithalatının çevrenin korunması amacıyla kontrol altında tutulduğunu veya belirli durumlarda yasaklandığını belirtmektedir. Kontrol altında bulunan atıkların ithalatında ilgili çevre izinlerinin sağlanması gerekir.
Dolayısıyla bir plastik atığın ticari değere sahip veya teknik olarak geri dönüştürülebilir olması, tek başına Türkiye’ye ithal edilebileceği anlamına gelmez. Atığın mevzuattaki sınıflandırmasının ve ithalat koşullarının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
2026 Plastik Atık İthalatı Mevzuatında Hangi Düzenlemeler Geçerlidir?
2026 yılında atık ithalatında temel düzenlemelerden biri 2026/3 sayılı Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliğidir. Tebliğ, çevrenin korunması açısından ithalatı kontrol altında bulunan atıkların hangi esaslara göre değerlendirileceğini belirleyen düzenlemeler arasında yer almaktadır.
Bunun yanında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 2 Ocak 2026 tarihinde 2026/1 sayılı Atık İthalatı Uygulamaları Genelgesi yayımlanmıştır. Bakanlığın ilgili sayfasında genelgeyle birlikte Atık İthalatçısı Kayıt Belgesi başvurusunda istenen belgeler, sevkiyat bilgilendirme formu, bakiye atık yönetim planı ve gerçekleşme raporu gibi uygulama dokümanları da yayımlanmaktadır.
Bu nedenle işletmelerin yalnızca geçmiş yıllardaki uygulamalara göre hareket etmemesi, ithalat işlemi öncesinde içinde bulunulan yılın tebliğ ve genelgelerini kontrol etmesi gerekir.
Her Plastik Atığın İthalatı Yapılabilir mi?
Hayır. Plastik atıkların tamamı aynı hukuki statüye sahip değildir. Atığın türü, bileşimi, kirlenme durumu, tehlikeli maddeler içerip içermediği ve ilgili atık kodu ithalat açısından belirleyici olabilir.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kamuya açık bilgilendirmesinde, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 13. maddesi kapsamında tehlikeli atıkların ithalatının yasak olduğu belirtilmektedir. Diğer atık türleri ise Ticaret Bakanlığınca her yıl yayımlanan düzenlemeler doğrultusunda yasaklanabilir veya kontrol altında tutulabilir.
Bu nedenle ithalat öncesinde şu konuların netleştirilmesi önem taşır:
- Atığın doğru atık kodunun belirlenmesi,
- GTİP sınıflandırmasının kontrol edilmesi,
- atığın tehlikeli özellik taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi,
- ilgili yılın ithalat tebliğinin incelenmesi,
- tesisin söz konusu atığı işlemek için gerekli izinlere sahip olması,
- sevkiyat ve gümrük belgelerinin mevzuata uygun hazırlanması.
Bu kontroller, uygun olmayan atıkların ülkeye girişinin önlenmesine ve geri dönüşüm amacıyla gerçekleştirilen ithalatın izlenebilir biçimde yürütülmesine yardımcı olur.
Plastik Atık İthalatını Kimler Yapabilir?
Plastik atık ithalatı mevzuatı, ithalat gerçekleştirecek işletmelerin yalnızca ticari şartları değil, çevresel izin ve lisans yükümlülüklerini de yerine getirmesini gerektirir.
Plastik atık ithalatı, herhangi bir işletmenin yalnızca ticari ithalat prosedürlerini tamamlayarak gerçekleştirebileceği standart bir işlem değildir. İthalatı yapılacak atığın niteliğine göre işletmenin çevre mevzuatı kapsamında gerekli izin ve lisanslara sahip olması gerekir.
Ticaret Bakanlığının 2026 yılı bilgilendirmesine göre kontrol altında bulunan atıkların ithalatında, ilgili durumlarda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından alınmış Geçici Faaliyet Belgesi veya Çevre İzin ve Lisans Belgesi aranabilmektedir. Bakanlık ayrıca belirli istisnai durumları da ilgili düzenlemeler kapsamında açıklamaktadır.
Bu yaklaşımın temel amacı, ithal edilen atıkların geri kazanım kapasitesine ve uygun teknik altyapıya sahip tesislerde işlenmesini sağlamaktır.
Geri dönüşüm tesislerinin yalnızca ithalat aşamasında değil, malzemenin tesise kabulü, sınıflandırılması, işlenmesi, bakiye atıkların yönetimi ve kayıt altına alınması gibi süreçlerde de çevre mevzuatına uygun hareket etmesi gerekir.
Atık İthalatında Gerekli Belgeler Nelerdir?
İthalat işlemlerinde talep edilen belgeler atığın türüne, sınıflandırmasına ve güncel mevzuata göre değişebilir. Bu nedenle her sevkiyat için güncel düzenlemelerin kontrol edilmesi gerekir.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, atık ithalatı işlemlerine yönelik başvuru belgeleri, sevkiyat formları ve ilgili uygulama dokümanlarını yayımlamaktadır. Atık ithalatına ilişkin güncel izin, belge ve uygulama esaslarına Bakanlığın resmî sayfasından ulaşılabilir.
- Atık İthalatçısı Kayıt Belgesi başvurusuna ilişkin belgeler,
- atık sevkiyatına ilişkin bilgilendirme formu,
- bakiye atık yönetim planı,
- tesis inceleme raporları,
- ithalat gerçekleşme raporları,
- kapasite ve kota süreçlerine ilişkin başvuru dokümanları
yer almaktadır.
İthalat yapmayı planlayan işletmelerin belge hazırlığını sevkiyat gerçekleşmeden önce tamamlaması, atığın tanımı ile beyan edilen belgelerin birbiriyle uyumlu olmasına dikkat etmesi önemlidir.
Plastik Atıkların Gümrük ve Denetim Süreci Nasıl İşler?
Plastik atık ithalatında gümrük işlemleri yalnızca ticari belgelerin kontrolünden ibaret değildir. Çevresel uygunluk da sürecin önemli bir parçasıdır.
İthalata konu atığın beyan edilen özelliklerle uyumlu olması, gerekli izin ve lisansların bulunması ve ilgili mevzuat kapsamında uygunluk sürecinin tamamlanması gerekir. Bakanlıkların elektronik sistemleri üzerinden yürütülen kayıt ve izin uygulamaları da sürecin izlenebilirliğini güçlendirmektedir.
Atığın fiziksel özellikleri ile beyan edilen atık kodunun uyuşmaması, izin verilen kapsam dışında bir atığın sevkiyata dâhil edilmesi veya belgelerde tutarsızlık bulunması durumunda sevkiyat farklı idari işlemlere konu olabilir.
Bu nedenle plastik atık ithalatında yalnızca fiyat, lojistik ve tedarik koşullarına odaklanmak yeterli değildir. Mevzuata uygunluk kontrolünün tedarik sürecinin başlangıcından itibaren yapılması gerekir.
Atık Kodu ve GTİP Neden Önemlidir?
Plastik atık ithalatında en kritik konulardan biri doğru sınıflandırmadır. Aynı temel polimer grubunda bulunan iki plastik malzeme; kullanım geçmişi, kontaminasyon durumu veya teknik özellikleri nedeniyle farklı değerlendirmelere tabi olabilir.
Atık kodu, malzemenin atık yönetimi açısından hangi kategori altında değerlendirildiğini gösterirken GTİP, gümrük işlemlerinde kullanılan sınıflandırmanın temelini oluşturur.
Yanlış sınıflandırma;
- ithalat başvurusunun yanlış yapılmasına,
- gerekli belgelerin eksik hazırlanmasına,
- gümrük işlemlerinin uzamasına,
- sevkiyatın uygunluk sorunu yaşamasına,
- idari yaptırım riskinin ortaya çıkmasına
neden olabilir.
Bu nedenle plastik atıkların ithalatından önce teknik özelliklerin, ticari belgelerin ve mevzuattaki sınıflandırmanın birbiriyle uyumlu olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Plastik Atık İthalatında Çevresel Sorumluluklar
Plastik atıkların sınırlar ötesi taşınması çevresel açıdan hassas bir konudur. Bu nedenle mevzuatın temel amacı yalnızca ithalatın kayıt altına alınması değil, aynı zamanda çevreye zarar verebilecek uygulamaların önlenmesidir.
Türkiye’nin de taraf olduğu Basel Sözleşmesi, tehlikeli ve diğer bazı atıkların sınırlar ötesi taşınmasını kontrol altına alan uluslararası çerçevelerden biridir. Sözleşmenin temel yaklaşımı, atıkların çevre ve insan sağlığını koruyacak biçimde yönetilmesi ve sınırlar ötesi hareketlerin belirli kontrol mekanizmalarına tabi tutulmasıdır.
Bu yaklaşım plastik atık yönetiminde izlenebilirliğin önemini artırmaktadır. Atığın nereden geldiği, hangi özelliklere sahip olduğu, hangi tesiste işlendiği ve işlem sonrasında ortaya çıkan ürün ve bakiye atıkların nasıl yönetildiği sürdürülebilir atık yönetiminin parçalarıdır.
Geri Dönüşüm Tesislerinin Mevzuattaki Rolü
Plastik atık ithalatı mevzuatının temel unsurlarından biri, ithal edilen malzemenin uygun geri kazanım altyapısına sahip tesislerde değerlendirilmesidir.
Geri dönüşüm tesisleri atıkları yalnızca fiziksel olarak işleyen işletmeler değildir. Aynı zamanda atığın kabulü, kayıt altına alınması, uygun şekilde depolanması, ayrıştırılması ve geri kazanılması süreçlerinin kontrollü yürütülmesinde önemli rol oynarlar.
Etkili bir geri dönüşüm sürecinde amaç, geri kazanılabilir plastiklerin yeniden ekonomik değer taşıyan bir ham maddeye dönüştürülmesidir. Böylece atığın kontrolsüz biçimde çevreye bırakılması yerine üretim döngüsüne yeniden dâhil edilmesi mümkün olur.
Burkasan, geri dönüşüm ve geri kazanım faaliyetlerinde atıkları yeniden değerlendirilebilir kaynaklara dönüştürmeye odaklanan yaklaşımıyla döngüsel ekonomi modelinin gelişmesine katkı sağlamayı hedeflemektedir.
Plastik Atık İthalatının Döngüsel Ekonomideki Yeri
Döngüsel ekonomi, ürün ve malzemelerin mümkün olduğunca uzun süre ekonomik sistem içerisinde tutulmasını amaçlar. Plastik geri dönüşümü de bu modelin önemli bileşenlerinden biridir.
Uygun nitelikteki plastik atıkların kontrollü şekilde geri kazanılması sayesinde işlenebilir malzemeler yeniden üretim süreçlerine kazandırılabilir. Ancak bu noktada ithalatın amacı ile çevresel sorumluluk arasında doğru denge kurulması gerekir.
Niteliksiz, kirli veya geri kazanılması teknik açıdan uygun olmayan atıkların kontrolsüz hareketi çevresel sorunlar oluşturabilir. Buna karşılık uygun şekilde sınıflandırılmış, mevzuata uygun olarak taşınmış ve lisanslı altyapıda işlenen geri dönüştürülebilir malzemeler ikincil ham madde üretiminin bir parçası olabilir.
Bu nedenle plastik atık yönetiminin temelinde yalnızca “daha fazla geri dönüşüm” değil, nitelikli, izlenebilir ve mevzuata uygun geri dönüşüm anlayışı yer almalıdır.
Burkasan’ın Geri Dönüşüm Yaklaşımı
Atık yönetiminde kalıcı değer oluşturmak, malzemeyi yalnızca toplamak veya taşımaktan daha kapsamlı bir süreç gerektirir. Atığın özelliklerinin belirlenmesi, uygun geri kazanım yöntemlerinin seçilmesi ve elde edilen ikincil hammaddenin yeniden ekonomik döngüye kazandırılması bu sürecin önemli aşamalarıdır.
Burkasan, geri dönüşüm alanındaki çalışmalarında farklı atık türlerinin özelliklerine göre değerlendirilmesini ve geri kazanılabilir malzemelerin tekrar kaynak hâline getirilmesini merkeze alan bir yaklaşım benimsemektedir.
Özellikle plastik geri dönüşümünde etkin ayrıştırma, uygun işleme yöntemleri ve mevzuata uyum; hem çevresel sürdürülebilirlik hem de elde edilen geri dönüştürülmüş hammaddenin niteliği açısından önemlidir.
Türkiye’de plastik atık yönetiminin geleceğinde de mevzuata uygunluk, teknolojik geri dönüşüm altyapısı, izlenebilirlik ve döngüsel ekonomi ilkelerinin birlikte ele alınması giderek daha önemli hâle gelmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Plastik atık ithalatı Türkiye’de yasak mı?
Plastik atıkların tamamına yönelik genel bir ithalat yasağından söz etmek doğru değildir. Atığın türüne ve sınıflandırmasına göre bazı atıkların ithalatı yasak olabilirken bazı atıklar kontrol ve izin şartları kapsamında ithal edilebilir. Güncel durum ilgili yılın ithalat denetimi tebliği üzerinden kontrol edilmelidir.
Plastik atık ithalatı mevzuatı 2026 yılında hangi düzenlemeye dayanıyor?
2026 yılında temel düzenlemeler arasında Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2026/3) ile 2026/1 sayılı Atık İthalatı Uygulamaları Genelgesi bulunmaktadır.
Tehlikeli plastik atık ithal edilebilir mi?
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının açıklamasına göre 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 13. maddesi kapsamında tehlikeli atıkların ithalatı yasaktır. Atığın tehlikeli olup olmadığı ise ilgili mevzuat ve sınıflandırma kriterlerine göre değerlendirilmelidir.
Plastik atık ithalatını herkes yapabilir mi?
Hayır. Kontrol altında bulunan atıkların ithalatında işletmenin ilgili çevre izin ve lisans şartlarını karşılaması gerekir. İthal edilecek atık türüne göre ek belge ve izin yükümlülükleri de bulunabilir.
Atık İthalatçısı Kayıt Belgesi nedir?
Atık İthalatçısı Kayıt Belgesi, ilgili mevzuat kapsamında atık ithalatı gerçekleştirecek tesislere yönelik uygulama belgelerinden biridir. Başvuruda istenen güncel belgeler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanmaktadır.
Plastik atık ithalatında GTİP neden önemlidir?
GTİP, ithal edilen eşyanın gümrük sınıflandırmasının belirlenmesinde kullanılır. Plastik atıkların doğru GTİP ve atık kodu ile tanımlanması, uygulanacak ithalat kurallarının doğru belirlenmesi açısından önemlidir.
İthal edilen plastik atıklar ne amaçla kullanılır?
Mevzuata uygun şekilde ithal edilen geri dönüştürülebilir plastik atıklar, uygun geri kazanım tesislerinde işlenerek yeniden kullanılabilecek ikincil hammaddelere dönüştürülebilir.
Plastik atık ithalatında denetimi hangi kurumlar gerçekleştirir?
Süreçte Ticaret Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarının görev ve yetkileri bulunmaktadır. Gümrük ve çevresel uygunluk işlemleri ilgili mevzuat doğrultusunda yürütülür.
Plastik atık ithalatında hangi belgeler gerekir?
Gerekli belgeler atığın niteliğine ve mevzuattaki sınıflandırmasına göre değişir. Atık İthalatçısı Kayıt Belgesi süreçleri, sevkiyat bilgileri, tesis izinleri ve ilgili çevresel belgeler bunlar arasında yer alabilir. Her ithalat işleminden önce güncel mevzuat ve Bakanlık dokümanları kontrol edilmelidir.
Sonuç
Plastik atık ithalatı mevzuatı, geri dönüştürülebilir plastiklerin Türkiye’ye girişinden geri kazanım tesislerinde işlenmesine kadar uzanan sürecin çevresel açıdan kontrollü ve izlenebilir şekilde yürütülmesini amaçlayan kapsamlı bir düzenleme alanıdır. 2026 yılında uygulanmakta olan 2026/3 sayılı İthalat Denetimi Tebliği ve 2026/1 sayılı Atık İthalatı Uygulamaları Genelgesi, işletmelerin takip etmesi gereken temel güncel düzenlemeler arasında yer almaktadır.
Plastik atık ithalatında doğru sınıflandırma, gerekli çevre izinlerinin bulunması, güncel belgelerin hazırlanması, sevkiyatların kayıt altında tutulması ve atıkların uygun geri kazanım tesislerinde işlenmesi büyük önem taşır. Mevzuata uygun şekilde yürütülen geri dönüşüm süreçleri, atıkların çevresel risk oluşturmadan yeniden ekonomik değere dönüştürülmesine katkı sağlayabilir.
Burkasan, geri dönüşüm ve kaynak verimliliği odağındaki çalışmalarıyla geri kazanılabilir atıkların yeniden üretim döngüsüne kazandırılmasını desteklemekte; sürdürülebilir atık yönetimi ve döngüsel ekonomi yaklaşımını faaliyetlerinin önemli bir parçası olarak değerlendirmektedir.